Türkiye’nin ‘Öfke’ Haritası Açıklandı! ‘En Sakin’ ve ‘En Öfkeli’ Bölgeler Hangileri?

0
12
Türkiye’nin 'Öfke' Haritası Açıklandı! 'En Sakin' ve 'En Öfkeli' Bölgeler Hangileri?

Türkiye’yi ayağa kaldıran Emine Bulut cinayeti ile bir kez daha gündeme gelen sertlik ve şiddete yol açan etmenler, bilimsel niteliği olan bir çalışmanın mevzusu oldu. Davranışı ifade eden ve “Hiddet-Düşmanlık-Saldırganlık” şeklinde açıklanan hostiliteye ilişkin analizin çarpıcı neticeleri dikkat çekti. Türkiye’nin ruh sağlığı haritasına bakıldığında hostilite averajı 14.4 puan. Hostilitesi en yüksek bölge Güneydoğu Anadolu bölgesi olurken; en düşük bölge ise Trakya ve Orta Karadeniz bölgesi oldu.

Türkiye genelinde 81 ilde 24 bin 494 kişiyle meydana gelen ve kendi alanında ülkemizdeki “en geniş emek verme” olan araştırmaya gore, hostilite puanı en yüksek yaş grubu 18-23 yaş oldu. Bu yaş grubunda adamların hostilite puanı 9.08; kadınların puanı ise 8.94 oldu. Alkol ve madde kullanımında da puanlar yükseliyor.

Türkiye’nin ruh sağlığı haritasına bakıldığında hostilite averajı 14.4 puan. Hostilitesi en yüksek bölge Güneydoğu Anadolu bölgesi olurken; en düşük bölge ise Trakya ve Orta Karadeniz bölgesi oldu.

Aile ve sertlik suçunun önlenmesi için üniversite olarak bugüne dek birçok emek verme yürüttüklerini belirten Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kadınlar Ölmesin Anneler Ağlamasın” toplumsal mesuliyet projesi kapsamında İstanbul Güvenlik Müdürlüğü ile mevzuyla ilgili ortaklık protokolü imzaladıklarını, sertlik vakalarıyla ilgili veri tabanı oluşturacaklarını söylemiş oldu.

Kuruluşundan bugüne sertlik olaylarının önlenmesine yönelik mühim faaliyetler yürüten Üsküdar Üniversitesi, lisansüstü öğrencileri tarafınca meydana gelen çalışmayla 2018 senesinde 25 bin kişinin katılımıyla Türkiye Bağımlılık Risk Profili ve Ruh Sağlığı Haritasını çıkardı. Toplumsal Bilimler Enstitü Müdürü Doç. Dr. Gökben Süratli Sayar ve Psikoloji Kısmı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Ünübol’un öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında Hostilite (Öfke-Düşmanlık-Saldırganlık) Analizi, çarpıcı veriler içeriyor.

Üsküdar Üniversitesinde düzenlenen basın toplantısında Hostilite Analizi’nin bilgileri basın mensuplarıyla paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Sertlik ve Suçla Savaşım Uygulama ve Araştırma Merkezi (ŞİDAM) Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy sertlik mevzusunda değerlendirmelerde bulunmuş oldu.

İstanbul Emniyeti İle İş Birliği Protokolü

Prof. Dr. Tarhan aile ve sertlik suçunun önlenmesine yönelik bugüne dek pek oldukca mühim emek verme yürüttüklerini belirterek, “Bu konudaki tecrübelerimiz ve data birikimimiz ile kamu kurumlarına desteğe hazırız” dedi. Prof. Dr. Tarhan, bu bağlamda İstanbul Güvenlik Müdürlüğü ile ‘Toplumsal ve Bilimsel İşbirliği Protokolü’ imzaladıklarını, protokolün Güvenlik Müdürlüğü ile eğitim, bilimsel araştırma ve geliştirme alanlarında iş birliğini kapsadığını söylemiş oldu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Şiddet vakalarıyla ilgili veri tabanı oluşturacağız”

Her şeyi devletten beklemenin kafi olmadığını belirterek üniversite olarak STK’ların da içinde olacağı bir takım emek verme yapılacağını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan bir veri tabanı oluşturulması için hareket geçtiklerini kaydetti. Tarhan şu ifadeleri kullandı: “Pazartesi günü Sayın Mustafa Çalışkan ile temas kurduk. Derhal protokol imzaladık. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile protokolümüz bugün imzadan çıkmak suretiyle, Valilik de onay verdi. İstanbul Emniyeti’ne başvuran sertlik vakaları, şiddet kurbanları ya da sertliği uygulayanlar kısaca şiddetle ilgili sanık durumunda olacak kişiler üstünde ciddi bir veri tabanı oluşturacağız. ”

“Emniyetle iş birliği icra eden psikologlar yetiştirmeyi hedefliyoruz”

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün tüm ilçelere aile içi sertlik ile ilgili bürolar açtığını dile getiren Tarhan, “Başlarına birer göreve getirilmiş polis memurları var fakat doğal bu kafi değil. Onlar bir tek mevcut durumun istatistiklerini yapıyorlar, yönlendiriyorlar fakat bu insanların çoğunun tedavi olması gerekiyor. Bunun için biz onlara süratli müdahale etme ve tıbbi tedavi gerekiyorsa tıbbi tedaviye alınması şeklinde mevzularda klinik emek verme da planlıyoruz ve bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Bunu daha da genele yayıp, emniyetle iş birliği icra eden psikologlar yetiştirmeyi hedefliyoruz.”

Şiddetle mücadelede toplumun bilgilendirilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bilimsel bilginin topluma aktarılmasının üniversitelerin mühim bir görevi bulunduğunu belirterek bu mevzuda medyaya da mühim mesuliyet düştüğünün de altını çizdi.

“Aman Kızım İdare Et Yaklaşımı Terk Edilmeli”

Aile içi şiddetin birçoğunda gizli saklı depresyon bulunduğunu belirten Tarhan annelere uyarıda bulunmuş oldu.Annelerin kız çocuklarını kurban olarak yetiştirmemesi, ‘Aman kızım yönetim et’ yaklaşımını terk etmesi icap ettiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunun annelik pratiğine yansıtılmasının önemini altını çizdi.

Konuşmasında İstanbul Sözleşmesine de değinen Tarhan sözleşmenin yeterince tartışılmadan hayata geçirildiğini, uygulamaya ilişkin bazı tamamlanmamış yanlarının bulunduğunu belirtti. Ailede arabuluculuk kavramından da uzaklaşılmaması icap ettiğini hatırlatan Tarhan, “Yeterince tartışılmadan çıkmış olduğu için bizim kültürümüze uymayan yönleri var. Orada arabuluculuk sistemi ile ilgili şu şekilde bir madde var; Toplumsal uzlaşı ve adaleti sağlamaya yönelik mühim eylemlerden önde gelen arabuluculuk sistemi uzlaştırma girişimlerinin hepsinin ortadan kaldırılması ve yasaklanması şeklinde bir madde var. Aile içi problemlerde bizim kültürümüzde komşular, akrabalar, ebeveynler birer yargıcı şeklinde çalışır. Birçok problemi çözüyor. Bunlar bizim artılarımız. Ailedeki arabuluculuk sistemi kaldırılırsa bu durum aile içi şiddet vakalarını daha da artırıcı tesir yapar. Bu da gözden geçirme ihtiyaç duyulan bir durum olarak gözüküyor” dedi.

Tarhan: “Pozitif Psikoloji Eğitimi Verilmeli”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şiddetin önlenmesinde bilhassa buluğluk dönemindeki gençlere stres yönetimi, sorunla başa çıkma, hiddet kontrolü şeklinde kavramları içeren pozitif psikoloji eğitiminin verilmesi icap ettiğini altını çizdi.

Ölen 4 Kadından 3’ünü Kocası Öldürüyor!

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı,ŞİDAM Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy ise kadın cinayetlerinin hayata karşı suçlar içinde değişik bir yeri bulunduğunu belirterek “Şu sebeple kadınlar çoğu zaman tanımış olduğu biri, aile ferdi, eşi ya da boşandığı eşi tarafınca öldürülüyor. Kendisini en güvende hissettiği mekânda, evinde şiddet görüyor, can veriyor. Erkekler 2019’un ilk 7 ayında minimum 184 kadın öldürdü. Kadınları öldüren her 4 erkekten 3’ü kocasıydı. Kadınların %58’i ev içinde öldürüldü. Erkekler kadınları ayrılmak istediği ya da barışmak istemediği, çocuğuyla görüşmek istediği, almış olduğu ayakkabıyı beğenmediği hatta takı yüzünden çıkan münakaşa sebebiyle kıskançlık yüzünden ve kendisine kötü davranılmış olduğu bahanesiyle öldürdü” dedi.

Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Uygulamada Problemler Var”

Türkiye’nin kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi mevzusunda 90’ların başından buyana yol aldığını, düzeltim durumunda yasal düzenlemeler yapıldığını belirten Prof. Dr. Sevil Atasoy, “2012’de yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadınla Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanun bunların en önemlisidir sadece uygulamada ciddi problemler var. Şu sebeple toplumda kadın hakları kadın-erkek eşitliğine karşı çıkan bir zihniyet hala mevcut. Sertlik önleme merkezlerinin sayısı yetmiyor. Uygulamalar standart değil. Verilen hizmet ilden ile farklılaşıyor. Kadınlar bilgilendirilmiyor ve eve dönmeye ya da şiddet tatbik eden kocalarıyla barışmaya zorlanıyor. Barolar tarafınca atanan avukatlar kadınların yararlanacağı hakları mevzusunda kafi bilgiye sahip değil” dedi. Prof. Dr. Sevil Atasoy, toplumsal duyarsızlık olduğu sürece bu tür sertlik olaylarının engellenemeyeceğini belirterek toplumsal duyarlılığı da çoğaltmak icap ettiğini altını çizdi.

Körler Filleri Sınıflandırıyor

Atasoy, kadın cinayetleri de dahil olmak suretiyle suçla ilgili her mevzuda körlerin filleri sınıflandırdığını belirterek “Kimimiz bacağını ölçüyoruz, kimimiz kulağını ölçüyoruz. Hiçbir süre büyük problemi ve problemin gerçek boyutlarını göremiyoruz. İşte bundan dolayı Üsküdar Üniversitesi’nin İstanbul Emniyeti ile başlatmış olduğu ve bir pilot uygulama olarak gördüğüm bu adımın oldukca büyük önemi olduğuna inanıyorum” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, hostiliteyi “Deposu denetim edilemeyen öfke patlamaları, kızgınlık ve saldırganlık duygularından alan zorlanma” olarak deklare etti.

Hostilite, Davranışı İfade Ediyor

Doç. Dr. Sayar, “Hostilite, ehemmiyet verdiğimiz birisinin beklentimiz doğrultusunda davranmaması ya da hakkımız olanı alamadığımızı düşündüğümüz durumlarda ortaya çıkan duygudur. Hostilite ve öfke içinde keskin bir fark yapmak oldukça güçtür. Öfkenin duyguyu, hostilitenin ise daha oldukca bir davranışı ifade etmiş olduğu söylenebilir” dedi.

Hostilite Puanı En Yüksek Yaş Aralığı; 18-23

Türkiye genelinde 81 ilde 12 bin 191 kadın ve 12 bin 303 adam olmak suretiyle toplam 24 bin 494 kişiyle meydana gelen araştırma, devletimizde hostilite mevzusunda meydana gelen en geniş çalışma olarak dikkat çekti. Meydana getirilen çalışmada yaş ve cinsiyete gore meydana getirilen analizlerde hostilite puanı en yüksek yaş grubu 18-23 yaş oldu. Bu yaş grubunda adamların hostilite puanı 9.08; kadınların puanı ise 8.94 oldu.

Eğitim düzeyine bakıldığında hostilite oranlarında eğitim düzeyi düştükçe hostilite puanlarının arttığı görüldü. Buna göre ortaokul mezunu adamların hostilite oranı 7.98 iken; kadınlarda en yüksek hostilite puanı 7.70 ile lise mezunu kadınlarda ölçüldü.

Bekâr Erkeklerde Puan Yükseliyor

Hostilite puanında medeni durumun tesiri de ölçüldü. Araştırma bekâr adamların hostilite oranının 8.29, bekâr kadınlarda ise bu puanın 8.15 olduğu görüldü.

Alkol ve Madde Kullanımı Da Etkiliyor!

Alkol ve madde kullanımının hostiliteyi etkilediğinin anlaşıldığı araştırmaya göre, alkol kullanmayı bırakan erkeklerde hostilite puanı 8.38; kadınlarda ise bu oran 8.43 olarak belirlendi. Alkol kullanan erkeklerde de hostilite oranının 8.23, kadınlarda ise bu puanın 7.98 olduğu anlaşıldı.

Trakya ve Orta Karadeniz’in Puanı En Düşük

Türkiye’nin ruh sağlığı haritasına bakıldığında hostilite puanları averajının 14.4 puan olduğu anlaşıldı. Hostilitesi en yüksek <15 puan ile Güneydoğu Anadolu bölgesi olurken; en düşük bölge, > 14 puan ile Trakya ve Orta Karadeniz bölgesi oldu.

Tanımlanamayan Duygularımız Öfkeye Dönüşüyor

Hostilitenin, değerlendirilen tüm davranışsal bağımlılıklar (kumar, alışveriş, sosyal medya, dijital oyun, yeme, cinsellik – pornografi) ile kuvvetli bir bağıntı içinde bulunduğunu belirten Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, “Hostilitenin erkeklerde ve kadınlarda duygularını tanıma güçlüğü ile bağlantılı bulunduğunu söyleyebiliriz. Duygularını ifade etme güçlüğü olanlarda oldukça yüksek ve ciddi bir korelasyon göstermektedir. Tanımlanamayan duygularımızın öfkeye dönüştüğünü söyleyebiliriz” dedi.

Hostilite Şiddete İyi Mi Dönüşür?

Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, hostilitenin şiddete iyi mi dönüştüğünü de şu şekilde deklare etti:

Hostilite dışa vuruma yönelik bir duygu ve bir kişinin öfkesini yapıcı yada kendisini düzeltici bir güce dönüştüremiyorsa, bu öfke davranışlara yansıyor.
Bu kimi zaman davranışsal bir bağımlılığa, kimi zaman sigara şeklinde kimyasal bağımlılığa dönüşürken, kimi zaman şiddet içerikli davranışlara dönüşebiliyor.
Bağımlılıklar şeklinde öfke ve düşmanlığın kaynağına yönelik olmayan fakat kısa süreliğine kişiyi rahatlatan davranışlar, bir süre sonrasında tekrardan kişinin öfkeyi hissetmesine ve bu sefer daha kuvvetli şekilde hissetmesine niçin olur.
Bu sebeple de şahıs kontrolsüz bir öfkeyle, adeta saatli bir bomba şeklinde dolaşmaya adım atar.
Doç. Dr. Sayar, hostiliteye tesir eden faktörlerin genç yaş, duyguları tanıma güçlüğü, duygu ifade güçlüğü, negatif duyguların çokluğu, kişisel iyi oluş düşüklüğü, sigara kullanımı, alkol kullanımı ve madde kullanımı olduğuna dikkat çekti.

Neler Yapılabilir?

Araştırma sonucunda çıkan sonuçlara göre tavsiyeler şu şekilde sıralandı:

Öfke kişinin kendisine, probleminin kaynağına, ya da herhangi yapıcı bir davranışa yönelmediği takdirde saatli bir bomba şeklinde kişiden çıkmaya çalışacaktır.
Öfkenin fark edilmesi ve kişinin duygusunu tanıyabilmesi önemlidir.
Öfkenin çözülmesi kişinin bireysel olarak yapabileceği bir şey şeklinde gözükse de, toplumsal vakalar, bireylerin denetim edemeyeceği problemler, toplumda başa çıkılmada zorlanılacak öfkenin artmasına niçin olabilir.
Bundan dolayı bireysel sorunların yanında, toplum içindeki negatif olayların, en yapıcı şekilde çözülmeye çalışılması, toplumun öfkesini azaltabilecektir.
Öfke koruyucu ruh sağlığı açısından ilk ele alınması ihtiyaç duyulan duygulardan birisidir.
Genç yaştan itibaren uygun duygu ifade biçimi eğitimlerinin verilmesi
Toplumun bilinçlendirilmesi,
Toplum liderlerinde kutuplaştırmadan ve öfkeden uzak bir dilin hâkim olması gerekmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 − 2 =